İşte Türkiye’ye pis oyun hazırlığı

İşte Türkiye'ye pis oyun hazırlığı

Dört büyük yayın kuruluşu Deutshe welle önderliğinde Youtube üzerinden +90 adıyla özgür ve bağımsız! Türkçe bir haber portalının tanıtımını yaptı.

 

 

Gezi’den bu yana Türkiye’ye medya yığınağı yapan Batılı ülkeler, kuşatmayı ileriye taşıyıp ilk kez ortak kanal kurdu. İngiliz BBC, Amerikalı VOA ve Fransız France24, Alman DW’nin öncülüğünde Youtube’den ortak Türkçe yayın yapmaya başladı. Her 4 kuruluşun devlete ait olması medya operasyonunun boyutlarını açıklıyor.

NEDEN TRT YOK?

 

 

DW- BBC– VOA – France  24? Bunlar devlet destekli uluslararası kanallar peki bu konsorsiyuma neden TRT kanalımızı dahil etmediler? 4 yerine 5 kanalın ortak hazırlayacağı metinler ve haberler çok ilginç olurdu.

NEDEN DİLİ TÜRKÇE?

Soru şu, neden yayın dili Türkçe? de dünyada yaygın olarak kullanılan İngilizce değil? Yada Fransızca ya da Almanca yada Sanskritce? Hangisi?

Bunun cevabını bulamadık. Bir hikmeti ya da onlar için bizim bilemediğimiz bir faydası olmalı.

Bu majör  dört yayıncının diğer ülkelerin dillerinde ve  sadece bir dilde ve o ülkeye yönelik  yayınları var mıydı? Bilemedik, Bulamadık..

Evet,  ülke olarak gözümüzün biri açık uyumak zorundayız.

Youtube internet platformu ülkemizde ve dünyada milyonlarca insan tarafından takip edilmekte, bilgi ve benzer informasyonun sınırsızca tüketildiği ucu bucağı olmayan bir heyula.

Nasıl ve nereden baktığınıza bağlı olarak hem fayda hem de zarar verebilecek bir portal 

Türk insanı da bu bilgi bankasını! sınırsızca, sorgulamadan ve filtre etmeden   kullanmaktadır ne yazık ki.

Türkiye’de, 2018 yılı internet kullanımı ve sosyal medya istatistikleri araştırmasından kısa bilgiler:

Nüfusun %67’sini oluşturan 54.3 milyon internet kullanıcısı
 Nüfusun %51’ini oluşturan 51 milyon aktif sosyal medya kullanıcısı
 Nüfusun %54’ünü oluşturan 44 milyon aktif mobil sosyal medya kullanıcısı var.

* Yetişkin insanların %98’i cep telefonu kullanırken, bunların %77’si akıllı telefon kullanıyor.

İnsanlar internette günde ortalama 7 saat geçiriyorlar.

Günde ortalama 2 saat 48 dk sosyal medyada
 Günde ortalama 2 saat 44 dk televizyon başında
 Ve son olarak günde ortalama 1 saat 22 dk müzik dinleyerek
 Türkiye’de, nüfusun %67‘sine tekabül eden 54 Milyon internet kullanıcısı var ve bunların 51 Milyonu telefonlarından internete bağlanıyorlar.

TÜRKİYE’DE SOSYAL MEDYA KULLANIMI

Şimdi de Türkiye’deki sosyal medya kullanım istatistiklerine bakalım. Rapora göre Türkiye’de toplam 51 milyon sosyal medya kullanıcısı var ve bu kullanıcıların 44 milyonu mobil cihazlar ile sosyal medyaya bağlanıyorlar. Görüldüğü gibi en aktif sosyal medya platformu youtube. Onu hemen facebook ve instagram takip ediyor

Bu bilgilerin ışığında, Türkiye’de 1000 den fazla TV ,radyo  ile yüzlerce yazılı görsel ve işitsel yayın organı ve mecra varken buna neden ihtiyaç duyuldu acaba?

AMAÇ NE OLABİLİR?

Amaç ne olabilir? Bilindiği gibi topluluklar kitleler sosyal mecra üzerinden kolayca harekete geçirilebilmektedir. Bunun örnekleri çok sayıda mevcut. 

Macron, sarı yeleklileri durduramıyor, engelleyemiyor. Sosyal medya üzerinden anında ve hızla organize olup harekete geçebiliyorlar. 

Ülkemizde de bu konuda olumsuzluklar yaşanabilir. Devletin ilgili birimleri bu gelişmeleri görüyordur inşallah.

En azından benzer bir platformun bir kontrası illa ülkemizde de oluşturulmalıdır. 

Ülkeler artık  her zaman topla tüfekle zapt edilmiyor. En ucuz ve zahmetsiz olarak sosyal medya yeterli geliyor. Mısır , Libya, Yunanistan, Sudan, Fransa daha niceleri 

Ayrıca dışişlerimiz bu ülkelere +90’a ve youtube nereden çıktı bu Türkçe merakı diye soramaz mı? 

Bu dört yayın kuruluşunun ülkemizle ilgili yayınlarını sadece Fransızca yada İspanyolca yapmasını talep etmeliyiz,  ayrıca Fransa için de bir portal kurmalı, Venezuella’yı , Honduras, Mecsico’yu  da unutmalıyım, Libya, Mısır? Rusya, Kırım, Ukrayna daha ne kadar çok ülke var portal kurulacak? Değil mi?

İslamafobyayı körükleyen, Ermeni meselesini arkalayan ülkeler için de birer tane kurmalılar. 

Demokrasinin ve adaletin Mihenk’i bu ise biz de destek olmalıyız bu ülkelere ve bu  yayın kuruluşlarına..

Konuyla ilgili Yenişafak Gazetesi de okuyucusu ile çarpıcı bilgiler paylaştı : 

GEZİ’DE TEST ETTİLER

Yabancıların Türkçe yayınları çok eskiye dayansa da yayınlar daha çok ‘sosyo-kültürel’ içerikliydi. Gezi olayları ile birlikte içeriklerde büyük bir değişim yaşandı. Gezi olaylarında Taksim’den 24 saat canlı yayın yaparak sokak olaylarını kışkırtan küresel medya organları, ardından doğrudan ve dolaylı olarak Türkiye’yi kuşatma harekatına hız verdi.

BİR AYAĞI KÖRFEZ’DE

Türkiye karşıtı kuşatmanın bir ayağını Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri fonlu medya organları oluşturdu. Suudi Arabistan sermayeli ‘Saudi Resarch and Marketing Group’a (SRMG) bağlı Al-Awsat, Türk okuyuculara hitap etmek için bir haber sitesi kurdu. Şarkul Avsat adıyla yayın hayatına başlayan sitenin haber içeriklerinde FETÖ için “Gülen Hareketi” ve PKK’nın Suriye uzantısı YPG için ise, “Ankara’nın PKK’nın bir uzantısı olarak gördüğü Halk Koruma Birlikleri (YPG)” ifadesi kullanılıyor. SRMG’nin diğer adımı ise satın aldığı İngiliz yayın organı ‘The Independent’ üzerinden Türkiye’ye kanca atmak oldu. Geçtiğimiz günlerde “Independent Türkçe” adıyla yayına başlayan sitenin yazar kadrosu içinde Türkiye karşıtı kışkırtıcı yorum ve haberleri ile tanınan Robert Fisk de var.

FETÖ’CÜLERE AÇIK DESTEK

BAE’nin dev bütçeli “Al-Arab Publishing House” adlı şirketi de Türkiye’ye yakından ilgi gösteriyor. Şirket, çoğunluğunu FETÖ’cülerin oluşturduğu, yayın yönetmenliğini firari Yavuz Baydar’ın yaptığı Ahval News’i fonluyor. Firari FETÖ’cüler de Ahval’in BAE tarafından fonlandığını sık sık zikrediyor. İngiltere merkezli şirketin çatısı altında Al-Arab Gazetesi, The Arab Weekly, Al Jadeed ve Middle East Online da sık sık Türkiye’yi hedef alan yayınlara imza atıyor.

ZAYİD’E HER AY BRİFİNG

Şirketin yönetim kurulu başkanı olan Haitham El-Zobaidi’nin her ay Birleşik Arap Emirlikleri Veilaht Prensi Muhammed bin Zayid el-Nahyan’ın ofisini ziyaret ettiği ve aylık raporlar sunarak direktif aldığı iddia ediliyor. Dubai merkezli Körfez Haber (Gulf News) BAE’nin denetimindeki bir başka medya kuruluşu. Gulf News’in bağlı olduğu holdingin başında BAE bürokrasisi ve bakanlıklarında görev yapmış isimler bulunuyor. Türkçe yayın yapan “korfezhaberi.com”un holdingle bağlantısı olabileceği iddia ediliyor.